Etikete göre gösterilenler devlet hakki - Sayıştay Denetimi - Sayıştay Denetimi http://sayistaydenetimi.com Fri, 27 Mar 2015 14:01:05 +0000 Joomla! - Open Source Content Management tr-tr Maden Sektöründeki Vergi Kayıpları ve Devlet Hakkı http://sayistaydenetimi.com/item/76-maden-sektorundeki-vergi-kayiplari-devlet-hakki.html http://sayistaydenetimi.com/item/76-maden-sektorundeki-vergi-kayiplari-devlet-hakki.html Yer altı madenleri, ülke kalkınmasında çok önemli bir yere sahiptir. Ancak, Devletin vergi alacağının tespiti ve tahsili konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır: 1-I. (a) Grup madenler dışında kalan madenlerde, işletmeler il özel idarelerine ve vergi dairelerine, herhangi bir bilgi, belge vermiyor. 2-Belgelerin yeminli mali müşavirce tasdiki zorunlu değil. 3-Bazı madenlerde firmalar, Devlet hakkının % 30 fazlasını ödemiyor. 4-Devlet hakkını geç ödüyor. 5-Nakliye denetimi ....

yetersiz.


 

DEVLET HAKKININ ORANLARI

3213 sayılı Maden Kanununun 14 üncü maddesinin değişik birinci fıkrasında, (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md):

“Devlet hakkı;

            a) I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddelerinde ocak başı satış fiyatı boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılan fiyatı olup, bu madenlerden % 4,

            b) II. Grup (b) bendi madenlerde % 2, ancak bu madenlerin yurt içindeki kendi tesisinde işlenerek uç ürün haline getirilmesi durumunda  % 1,

            c) III. Grup ve V. Grup madenlerde % 4,

            ç) IV.Grup madenlerde % 2,ancak Altın,Gümüş ve Platin madenlerinde % 4,

            d) VI. Grup madenlerden % 4,

            oranında alınır.” denilmekte ve gruplar 2 nci maddede açıklanmaktadır.

Ayrıca yine birinci fıkrada (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.): “Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak madencilik faaliyetlerinden Devlet hakkı % 30 fazlasıyla alınır.” şeklinde hüküm vardır.

 


UYGULANACAK İNDİRİMLER

Kanunun 14 üncü maddesi, bazı şartlarda ve bazı madenlerde indirime gitmektedir. Şöyle ki:

1-IV. Grup (c) bendinde sayılan madenlerin, yurt içinde ve kendi entegre tesisinde kullanılarak metal hale getirilmesi halinde ödenmesi gereken Devlet hakkının % 50’si alınmaz.

2-Yeraltı işletme yöntemi ile üretim yapılması durumunda ödenmesi gereken Devlet hakkının % 50’si alınmaz.

3-Altın, gümüş ve platin madenleri bu madde ile getirilen herhangi bir özel indirimden istifade edemez.

4-Ayrıca, diğer madenlerden bu madde kapsamında belirtilen özel indirimlerden istifade edenler, bu Kanunun 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen teşviklerden yararlanamaz.

5- Kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına izin verilir. Bu izinler çerçevesinde yapılacak üretimden Devlet hakkı alınmaz ve izinler proje süresini aşamaz.

 


KİRA-ECRİMİSİL

“Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerde yapılan madencilik faaliyetleri için bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra kira, ecrimisil alınmaz.” 3213 sayılı Maden Kanunu, m.46 (Ek fıkra:  26/5/2004 – 5177/20 md.)

 


ORMANLARDA YAPILAN MADEN ÜRETİMİ

1-Orman Bakanlığınca verilen izin, beş hektarın altında ise, fazla alınan % 30 Devlet hakkı, Orman Genel Müdürlüğü’nün ilgili hesabına aktarılır.

2-Bir defada verilen izin beş hektarı geçerse, aşan kısım için % 30 fazla Devlet hakkı alınmaz.

3-Ruhsat uzatılırsa, aynı ruhsat sahası içinde, Orman Bakanlığınca izin verilen saha;

a) Beş hektarın altındaysa: Devlet hakkı ve ağaçlandırma bedeli alınır.

b) Beş hektarın üstündeyse: Fazla olan alan için, fon bedelleri hariç orman mevzuatı hükümlerine göre bedel alınır. (m.14)

 


YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN TASDİKİ

Kanunda ve yönetmelikte: “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Devlet hakkının, bu Kanun hükümlerine uygun ve doğru bir şekilde hesap ve beyan edilmesine ilişkin tüm hususları, ruhsat sahasının büyüklüğü, maden grubu veya türü, işletme cirosu veya işletmenin kamuya ait olup olmaması hususlarını dikkate alarak, 3568 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yeminli mali müşavirlerin tasdikine tabi tutabilir. Yeminli mali müşavirler yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, kaybına uğratılan Devlet hakkından ve kesilecek cezalardan ruhsat sahibi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” denildiği halde, MİGEM ve özel idareler, yeminli mali müşavir tasdikini zorunlu tutmuyor.

 


BELGELERİN MİGEM’E VERİLMESİ

Ruhsat sahibi, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti ile ilgili teknik belgeleri, satış bilgi formunu, faaliyet bilgi formunu ve işletme sahasında arama yapmış ise arama ile ilgili bilgileri MİGEM (Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü) ne vermekle yükümlüdür. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde teminat irad kaydedilir. Yükümlülük yerine getirilinceye kadar faaliyet durdurulur. (m.29)

I. (a) Grup madenler dışında kalan madenlerde, işletmeler İl Özel İdarelerine ve Vergi Dairelerine herhangi bir bilgi, belge vermediğinden, Devletin büyük miktarda bir gelir kaybı olmaktadır.

         MİGEM’e verilen beyannameler üzerinde tahakkuk eden vergiler;

1-Zamanında yatırılıp, yatırılmadığı takip edilmemekte, ruhsat sahipleri uzatma talebinde bulunduğunda veya devretmek istediğinde, bu bedellerin yatırıldığına dair makbuzların ibrazı istenmekte olduğundan, bu bedeller gecikmeli olarak tahsil edilebilmektedir. Bu da İl Özel İdareleri bütçe yaparken, bu bedelleri tahmini gelirleri arasında gösterememektedir.

2-Ruhsat sahibince, bu bedeller zamanında yatırılmadığında ve ruhsat hükümsüz hale geldiğinde ve ileri zamanda da ruhsat sahibi münfesih duruma düştüğünde, bu bedellerin tahsili mümkün olmamaktadır.

3-Ruhsat hükümsüz hale geldiğinde, Maden Dairesi sadece ilgili vergi dairesine ‘yatırılmayan harç ve diğer bedellerin tahsili..’ şeklinde yazı göndermekte, bundan da İl Özel İdarelerin haberi olmamakta veya bir şekilde ruhsatın hükümsüz hale geldiğini öğrense bile ne kadar alacağı olduğunu bilememektedir.

 


DEVLET HAKKININ ÖDENMESİ

Ruhsat sahibi tarafından yatırılan Devlet hakkının % 25’i il özel idare payı olarak ruhsatın bulunduğu ilin özel idaresine, % 25’i ruhsatın bulunduğu bölgeyle sınırlı olarak altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere, doğrudan ilgili ilçe veya ilçelerin Köylere Hizmet Götürme Birlikleri hesabına, % 50’si de Hazine hesabına yatırılır.

Devlet hakkı ve özel idare payı, her yıl haziran ayının son günü mesai bitimine kadar ruhsat sahibi tarafından yatırılır.

Süresinde tahakkuk ettirilmeyen Devlet hakkına, tahakkuk ettirilmesi gereken ayın son gününden tahakkuk ettirildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanır. (m.14)

 


NAKLİYE SIRASINDA YAPILAN DENETİMLER

“Üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatı zorunludur. Sevk fişi olmaksızın maden sevk edildiğinin, mülkî idare amirlikleri veya il özel idareleri tarafından tespit edilmesi halinde, sevk edilen madene el konulur. Söz konusu madenin ocak başı satış bedelinin beş katı tutarında idari para cezası verilir” (m.12). Bu konuda Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğindeayrıntılı bilgi vardır.

Maden üretiminin tespitinde sevk fişi kontrolü çok önemlidir. Defterdarlık Vergi Dairesinden iki kişi, ayda bir kaç defa, mesai saati içinde belge denetimi yapmaktadır. Bunu bilen nakliye şoförleri mesai saati dışında yola çıkarak denetimden kurtulmuş oluyorlar. Eğer mesai saati içinde çıkılacaksa, şu yöntemler uygulanıyor:

1-Sevk fişine taşınan miktarın yarısı yazılıyor.

2-Sevk fişi düzenlendi ve yolda denetim yapılmadıysa, işyerine dönüşte, sevk fişi iptal ediliyor.

3-Sevk fişi yerine, sevk irsaliyesi kullanılıyor.

 


ÖNERİLER:

1-MİGEM’ce 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29 uncu maddesi gereğince madencilik faaliyetinde bulunanlardan alınan beyannamelerin birer suretinin, müteakip ay içinde ilgili il özel idareleri ve vergi dairelerine gönderilmesini sağlamak için, yönetmelikte değişiklik yapılmalıdır.

2-Yine yapılacak kanun/yönetmelik değişikliği ile belgelere yeminli mali müşavir (YMM) tasdiki zorunlu hale getirilmeli ve Satış Bilgi Formu gibi belgelerde YMM onayı için ayrı bir bölüm olmalıdır. YMM’ler, oluşacak zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı için, kamu kurumlarına verilecek belgelerdeki bilgiler daha doğru olacaktır.

3-24 saat sevk fişi kontrolü yapılmalı ve seyyar kantar kullanılmalıdır.

4-Denetimler artırılarak firmaların Devlet hakkını zamanında ödemeleri sağlanmalıdır.

5-Mera, dere, kayalık gibi Hazine adına tescilli yerler veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerdeki maden üretiminden Devlet hakkı % 30 fazla alınmalıdır.

Bu sayede, il özel idareleri ve Hazine’nin gelir kaybı önlenmiş olacaktır.


 

]]>
admin@sayistaydenetimi.com (Tezcan BİÇER-Sayıştay Uzman Denetçisi-Tel-0506-5874766-Mali Mevzuatla İlgili Sorularınızı, Hiç Çekinmeden Sorabilirsiniz. Teşekkür Etmeniz En Büyük Ödülüm Olacaktır. Soru-Belgelerinizi sabit.sakin@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.) Yazılar Mon, 20 Jan 2014 00:00:00 +0000
Devletin Maden Ocaklarındaki Gelir Kayıpları ve Çevre Tahribinin Önlenmesi http://sayistaydenetimi.com/item/72-devletin-maden-ocaklarindaki-gelir-kayiplari-cevre-tahribinin-onlenmesi.html http://sayistaydenetimi.com/item/72-devletin-maden-ocaklarindaki-gelir-kayiplari-cevre-tahribinin-onlenmesi.html           Yer altı madenleri, ülke kalkınmasında çok önemli bir yere sahiptir. Ancak, maden işletmesinin faaliyetleri sırasında, çevre kirlenmekte ve doğal yapı tahrip edilmektedir. Ayrıca maden işletmelerinden Devlet Hakkı denilen verginin alınabilmesi için, üretimin tespit edilmesi çok önemlidir. Gerçek üretim tespit edilemezse, Devletin gelir kaybı olmaktadır.           Bu nedenle, 3213 sayılı Maden Kanununun 29. maddesinde bazı tedbirler alınmıştır. Şöyle ki:

-Maden işletmesi, işletme projesini ve değişiklikleri, MİGEM (Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü)’ne onaylatmamışsa,

-projeye aykırı faaliyette bulunuyorsa,

-işletme faaliyeti, can ve mal güvenliği açısından tehlikeli bir durum oluşturuyorsa ve bu tehlikeli durum ortadan kaldırılmamışsa,

-her yıl, Nisan ayı sonuna kadar, işletme faaliyetiyle ilgili teknik belgeleri (Satış Bilgi Formu, Faaliyet Bilgi Formu, arama ile ilgili bilgiler vs) MİGEM’e, I. (a) Grup madenlerde (inşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl ocaklarında) İl Özel İdaresine, vermezse,

işletme faaliyeti derhal durdurulur ve teminatı irad kaydedilir.


 

          Burada kanuni bir boşluk vardır. I. (a) Grup madenler dışında kalan madenlerde, işletmeler İl Özel İdarelerine ve Vergi Dairelerine, herhangi bir bilgi, belge vermediğinden, Devletin büyük miktarda bir gelir kaybı olmaktadır.


 

          MİGEM’e verilen beyannameler üzerinde tahakkuk eden vergiler;

1-Zamanında yatırılıp, yatırılmadığı takip edilmemekte, ruhsat sahipleri uzatma talebinde bulunduğunda veya devretmek istediğinde, bu bedellerin yatırıldığına dair makbuzların ibrazı istenmekte olduğundan, bu bedeller gecikmeli olarak tahsil edilebilmektedir. Bu da İl Özel İdareleri bütçe yaparken, bu bedelleri tahmini gelirleri arasında gösterememektedir.

2-Ruhsat sahibince, bu bedeller zamanında yatırılmadığında ve ruhsat hükümsüz hale geldiğinde ve ileri zamanda da ruhsat sahibi münfesih duruma düştüğünde, bu bedellerin tahsili mümkün olmamaktadır.

3-Ruhsat hükümsüz hale geldiğinde, Maden Dairesi sadece ilgili vergi dairesine ‘yatırılmayan harç ve diğer bedellerin tahsili..’ şeklinde yazı göndermekte, bundan da İl Özel İdarelerin haberi olmamakta veya bir şekilde ruhsatın hükümsüz hale geldiğini öğrense bile ne kadar alacağı olduğunu bilememektedir.

 


          Bu nedenle; MİGEM’ce 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesi gereğince madencilik faaliyetinde bulunanlardan alınan beyannamelerin birer suretinin, müteakip ay içinde ilgili İl Özel İdareleri ve Vergi Dairelerine gönderilerek (bunun için yönetmeliğe hüküm eklenebilir) gerekli tahakkuk ve tahsilâtının yapılmasıyla, gerek İl Özel İdarelerinin, gerekse Hazine’nin gelir kaybına uğramaması sağlanmış olacağı kanaatindeyim.


 

]]>
abc236hjk6789@hotmail.com (Hüseyin Nuri KARAKAŞ (Karabük İl Öz. İd. Emlak ve İstimlak Müdürü)) Yazılar Wed, 15 Jan 2014 11:15:22 +0000
MÜFETTİŞ, DEVLETTEKİ HIRSIZLIK YÖNTEMLERİNİ AÇIKLIYOR. http://sayistaydenetimi.com/item/22-yolsuzluk.html http://sayistaydenetimi.com/item/22-yolsuzluk.html

 

 tezcan  MAL, HİZMET ALIMI, İNŞAAT ÖDEMELERİNDE YAPILAN YOLSUZLUKLAR

1-Mevcut 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu yolsuzluğu kolaylaştırmaktadır, acilen yeni bir kanun yapılmalıdır.

2-Açık ihale usulü yolsuzluğu artırmaktadır. A kurumunun bir kamu konutu yapacağını düşünelim. Her malzemenin fiyatı belli:

Çimentosu, demiri, tuğlası, kapısı, penceresi vs her şeyiyle 100.000-liraya mal olacak ise, kurum yaklaşık maliyetini 100.000-lira olarak belirlemişse, istekli firma 80.000-e yapacağını söylemişse, firma nasıl kar edecek? İşçisinin parasını geç ve eksik ödeyecek, hurda demir kullanacak, ucuz Çin malı malzemeler kullanacak, toprağın altına boru döşeyecekse, daha ince ve daha küçük boru döşeyecek (nasıl olsa kimse göremez) vs. İhale sistemi, firmaları hırsızlığa zorlamaktadır. Ondan sonra da iki yıl geçmeden, kamu binaları dökülmeye başlar. Bu şekilde kamu paraları heba edilmektedir.

3-Doğrudan temin yöntemi, yolsuzluğu kolaylaştırmakta ve yaklaşık maliyet sıhhatli tespit edilmemektedir. İdare temizlik, kırtasiye, elektronik, mefruşat, eğitim, spor, inşaat, oturma grubu, araba sigortası, yedek parça, lastik gibi çeşitli malzemeleri doğrudan teminle almak için, o yöredeki firmalardan teklif almaktadır. Ve bunlar genellikle aynı firmalardır. Oysa teknolojik gelişme sonucunda, artık her türlü malzeme internet üzerinden satılmaktadır. Telefon veya e-posta ile alınan teklif, Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağına yazılır. Yaklaşık maliyet belirlendikten sonra firmalardan teklif alınır. Hatta internet üzerinden alım yapılabilir, alınan malzeme kargo ile ülkemizin her tarafına 2, 3 gün içinde teslim edilmektedir. Bazı firmalar, kargo ücreti dahi almamaktadır. Hatta bazı internet firmaları garanti vermekte, teslimden itibaren üç gün içinde beğenilmeyen malın iadesini kabul etmektedir. (Tüketici Kanunu gereği yedi gün cayma hakkımız vardır)

Zaten o yöredeki satıcı firmalar da, teklif verdikleri malları diğer illerden getirtmekte, üzerine bayi karı koymakta, sonuçta idare malı daha pahalı almaktadır.

4-İhtiyaç duyulan malzemeler aynı tarihlerde parça parça alınmaktadır. Oysa, sahip olunan araçların lastik, antifiriz, akü, yağ, akaryakıt gibi ihtiyaçları, geçen seneyi baz alarak önceden yıllık olarak tahmin edilebilir.

5-Ayrıca Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullar, genelde yaz aylarında bakım onarım yaptırmakta, inşaat, kırtasiye, elektronik, eğitim, spor, oturma grubu, mefruşat gibi malzemeleri, doğrudan teminle parça parça aldırmaktadır. Oysa okulların neye ihtiyacı olduğu, resmi bir yazı ile önceden tespit edilerek, tek alım yapılırsa, büyük miktarda indirim yapılacaktır.

6-İhale mevzuatı (elektrik, doğalgaz, telefon ve internet hizmetinin) ihale ile alınacağı emrettiği halde, hala aynı firmadan alınmaktadır.

7-Yaklaşık maliyet yüksek tespit edilir,

8-Sahte firmalardan teklif alınır,

9-İlan yapılmaz veya kimsenin okumadığı bir yerel gazeteye ilan verilir,

10-İsteklinin sunduğu yeterlilik, diploma vs belgeler sahtedir,

11-Gereksiz yere iş artışı-fiyat farkı ödenir,

12-Alınan malın fiyatı, piyasa fiyatının çok üstündedir.

13-İhtiyaç olunmayan mal alınmaktadır.

14-Alınan mal;

-ambara-kuruma gelmez, veya

-eksik gelir, (sayılmaz) veya

-şartnameye uygun değil (kalitesi düşük)

-Akrabadan, arkadaştan alım yapılır.


KAMU KURUMLARINDA YAPILAN YOLSUZLUKLAR

1-Üst yönetici olan Vali, Belediye Başkanı, Rektör veya Mali Hizmetler-Muhasebe Müdürlüğü, personelini kontrol etmiyor,

2-Personel, yapılan usulsüzlüklere göz yummakta, gelen denetim elemanına bildirmemektedir.

3-Dükkan, tesis vs taşınmaz mal on yıllarca aynı kişiye verilmektedir.

4-Kum çakıl, maden ocakları, düğün-spor salonu, piknik alanı, kantin, büfe, otopark, balık üretim tesisi gibi tesislerin kira bedeli alınması aşamasında, ayrıca % 18 katma değer vergisi alınmamaktadır.

5-Komisyonlara huzur hakkı ödenmesinde yolsuzluklar: Komisyon fiilen toplanmıyor veya gereksiz yere çok fazla toplanıyor, bir komisyonda halledilecek bir mesele bir kaç komisyona bölünüyor,

6-Personel, fiilen belediye sınırları dışına çıkmadığı halde, yolluk almaktadır.

7-Faturalara büyük miktarlar yazılarak, masraf şişirilmektedir.

8-Amir, (Belediye Başkanı, Vali vs) düğünlerde altın vermektedir,

9-Çeşitli vesilelerle, çiçek-çelenk göndermektedir. (Mevzuat, sadece resmi törenlerde gönderebilirsin diyor)

10-Tayin olan veya terfi eden ildeki idari, adli, askeri amir ve memurlara kıymetli madenlerle kaplı veya pahalı saat, kolye, altın kalem vb eşyalar hediye olarak verilmekte,

11-Resmi araç, okul, kuaför, alışveriş, camiye gidiş gibi özel işlerde kullanılıyor,

12-Görevle ilgili kişilerden burs, seyahat, konaklama, giysi, takı, gıda vs hediyeler alınmakta,  

13-Özel harcama niteliğindeki kutlama, duyuru, anma ilanı, telefon, vs nin ödenmesi,

14-Müfettişin yemeğe götürülmesi, resmi araçla tarihi-turistik yerlerin gezdirilmesi, hediye verilmesi, (sonuçta müfettişe saygı kalmaz, denetim verimli olmaz)

15-Lojman küçük onarımlarının ödenmesi,

16-Personel alımında ve görev değişikliklerinde yapılan yolsuzluklar,

17-Muhasebe hesaplarında yapılan yolsuzluklar,

18-En önemlisi, bilgisayar sistemini kullanarak yapılan yolsuzluklar,

19-Ödeme aşamasında ön mali kontrol yapılmamaktadır. Amirinin talimatı üzerine, ödeme belgesini hazırlayan personel ve Muhasebe servisindeki personel, uygun bulmadığı ödemeler için, yazılı görüş vermemektedir. (Mevzuat yazılı görüş verilmesini, buna rağmen Amir ısrar ederse görüşün dosyasına konulup, müfettişe verilmesini emrediyor. Bu sayede etkin bir iç kontrol olmakta, yolsuzluk başlangıçta önlenmeye çalışılmakta).


ÖZEL İDARELERDE YAPILAN YOLSUZLUKLAR

A-Para Alırken Yapılan Yolsuzluklar:

1-Jeotermal kaynaklar iyi idare edilmiyor, paylar toplanmıyor,

2-Madenleri işleten firmalar, özel idareye pay ödemiyor veya eksik ödüyor,

3-Bazı madenlerden % 30 pay (Devlet Hakkı) alınmıyor,

4-Maden firmalarının sevk fişi denetimi yapılmıyor, (denetim gündüz yapılıyor, kamyonlar gece çalışıyor). Bu sayede maden firmasının gerçek üretimi tespit edilemiyor.

B-Harcamada Yolsuzluk:

1-Yılbaşında yapılan plan, projelere sadık kalınmaz, Meclis üyeleri ve diğer baskı grupları sürekli müdahale ederek, kaynakların verimsiz alanlarda kullanılmasına sebep olurlar. Hem atanmışların, hem seçilenlerin olması, sistemi kilitler.

2-Vali-Kaymakam lojmanlarının eşyaları sürekli yenilenmekte, parası kurumca ödenmektedir.

C-Denetimden Kaçmanın Yolu:

1-Özel idareler, gelirinin önemli bir kısmını Birliklere aktarır (Köylere Hizmet Götürme Birliklerine). 150-trilyon geliri olan özel idare, 50-trilyonunu Birliklere aktarır. Bu birlikler, denetim görmeden rahat bir şekilde harcama yaparlar. (Birliklerin yüzde onu denetlenmektedir). Türkiye çapında düşünecek olursak, katrilyonlarca para, kontrolsüz olarak harcanmaktadır.

2-İç Denetçi çalıştırılmıyor.


                     İL ÖZEL İDARELERİNİN KAPATILMASI,

                              TÜRK MİLLETİNE YAPILACAK

                                    EN BÜYÜK İYİLİK OLUR.


BELEDİYELERDE YAPILAN YOLSUZLUKLAR

1-Sınavsız Personel Alımı ve Görevde Yükselmesi:

-Kişi, belediyeye özel kalem müdürü olarak alınır, sonra herhangi bir bakanlığa memur olarak geçiş yapar.

-Kişi, Danışman olarak çalıştırılır,

-Türkiye İş Kurumu’ndan işçi talep ederken, Belediyeye alınmak istenilen kişinin vasıfları tarif edilir,

-Mühendislik ve İktisadi Birimler Fakültesi mezunları, itfaiye eri olarak işe alınır, sonra belediyenin çeşitli birimlerine kaydırılır,

-Personel, önce Başkan yardımcısı kadrosuna atanır, ardından müdürlük kadrosuna atanır,

2-İmar Planı Değişikliği: Belediye Başkanı akrabasının taşınmaz malı, mesken alanından çıkartılıp ticaret alanına dahil edilerek değeri artırılır,

3-Belediye Başkanının anket, reklam, cep tel. mesajı gibi seçim giderleri, belediyeden ödenir,

4-Yoksullar için yapılan sosyal yardımlardan, belediye personeli de faydalanır,

5-Belediye şirketleri üzerinden yapılan yolsuzluklar,

6-İç denetçi çalıştırılmamaktadır.

7-Müteahhit yaptığı binanın altına otopark yapması lazım. Bu masraflı bir iş. Çözümünü bulmuşlar, firma Belediyeye bir miktar para yatırır, biriken bu paralarla Belediye otopark yapar. Ancak uygulama böyle değil. Bu paralar denetlenmiyor, paraya ihtiyacı olan Belediye otopark paralarını kullanıyor.

8-Su borçları affedilmekte veya alınmamaktadır.

9-Tahsil edilen vergiler Maliyeye, işçi sigorta primleri SGK-a ödenmez.


DİĞER YOLSUZLUK-HIRSIZLIK ÇEŞİTLERİ

1-İsim, hüviyet cüzdanı sahte.

2-İspat edici belgeler eksik.

3-Harcama yapılmış, belgesi yok.

4-Ekli belge, Karar, Sözleşme, Tapu Kaydı, Fatura, Diploma, Tutanak, İkametgah Belgesi, Üretim Belgesi, Çalışma Belgesi vs sahte.

5-Belgede silinti, kazıntı, tahrifat var.

6-Firma sahte.

7-Mühür, kaşe, imza sahte.

8-İmzalar eksik, aynı kişi yetkisini aşarak bir kaç yere imza atmış.

9-Belgedeki bilgiler yanlış.

10-Gider tutarı, yüksek gösterilmiş.

11-Çek, fatura vs.deki bilgilerle, dip koçan-2.nüshasındaki bilgilerin farklı olması.

12-Her sayfada evrak kayıt numaraları boş tutuluyor.

13-Mükerrer kayıt yapılıyor,

14-Giden evrak kayıt defteri iki adettir,

15-Birbirinden ayrı ve mükerrer olarak sıra numaraları verilmiştir,

16-Defterlerde silinti ve kazıntı vardır,

17-Kayıt yapılmaksızın numaralar verilmiştir.

18-Elde edilen gelir düşük gösterilmiş (fatura düzenlenmiyor veya eksik düzenleniyor)

19-Muhasebe hilesi: Çalıştırılan hesaplar yanlış veya hesap doğru, ancak kayıt şekli yanlış,

20-Özel giderler ödenmiş (Personelin elektrik, su vs giderleri)

21-Yanlış kişiye ödeme yapılmış,

22-Aynı kişiye iki defa ödeme yapılmış,

23-Maddi hata var. (Toplama-çıkarma hatası).

24-Sıfır hatası. Örneğin 5.20 yerine 5.200 yazılmış.

25-Rakam takdim-tehir hatası yapılmış. (239- yerine 293-gibi)

26-Ödeme belgesiyle, yevmiye defteri uyumlu değil.

27-Uyumsuzluk var: (teklif bedeli, ihale kararındaki tutar, sözleşmedeki tutar, hesap tablosundaki tutar, faturadaki tutar, ödeme emrindeki tutar, arasında uyum yok)

28-Sözleşmede belirtilen tutardan, daha fazla ödeme yapılmış.

29-Sözleşmeye, şartnameye aykırı ödeme yapılmış,

30-Eksik iş yapıldığı halde, bedeli tam ödenmiş,

31-Kesintiler (vergi,prim vs) ilgili yere ödenmemiş.

32-Ödenen borç, toplam borçtan düşülmemiş. (Kurumun 100-lira borcu var, muhasebeci 100-lirayı bankadan çekip, borç ödedim diyor, ancak, ertesi yıl bakılıyor, borç yine 100-lira)

33-Bir makbuzu, bir kaç defa gider göstermek (asıl ve suretlerini kullanmak) (Seri numaraları aynı)

34-Banka hesap dökümünü-dekontunu bilgisayara indirip, üzerinde değişiklik yapmak.

35-Banka makbuzu ile banka hesap dökümü uyumlu değil.

(Örnek olay: A. Okulu kantin işletmecisi, Mart ve Nisan ayı kirasını öderken şöyle bir hile yapıyor: Bankaya Mart kirasını ödüyor (Açıklama kısmına: Mart kirası diye yazdırıyor), makbuzu alıyor. Sonra, yanlışlık oldu diyerek, bu parayı bankadan alıyor.

Sonra, Nisan kirasını ödüyor (Açıklama kısmına: Nisan kirası diye yazdırıyor), makbuzu alıyor. Okula iki makbuzu da veriyor. Oysa gerçekte sadece Nisan kirası ödedi. (Bu yolsuzluk, banka ekstresi incelenmesinde tespit edildi)


 

YOLSUZLUK MİKTARI NE KADARDIR?

Bir kurumun gelirinin % 10-u yolsuzluk miktarını verir, bunu bile geçer. Örneğin, A kurumunun yıllık geliri 100 trilyon ise, yolsuzluk miktarı en az 10 trilyondur. Basit bir örnek: A kurumunun bir elektronik cihaza ihtiyacı vardır. Piyasa fiyatı 10.000-lira. 17.000-lira üzerinden yaklaşık maliyet hazırlanır. Sonra teklifler alınır (16, 17, 18 bin olsun). Sonuçta, o cihaz, 16.000-liraya alınır, kurum 1.000- lira kar ettiği için sevinir. Oysa, 6.000-TL yolsuzluk yapılmıştır.


 

SAYIŞTAY DENETİMİ VERİMSİZDİR

Denetim sistemi şöyle işler:

Kamu kurumundaki A memuru,

firmaya hata ile veya mevzuatı yanlış yorumladığı için,

100.000-TL fazla ödeme yapar.

Denetçi Rapor yazar. Sonra Sayıştay, A memuruna “Bu parayı öde” der.

Parayı alan firma sahibi, rahat rahat dolaşmakta, hatta Devletin diğer

ihalelerine girmekte iken, A memuru, gece uykuları kaçmakta, deprasyon ilaçları

kullanmakta, evini-arabasını satıp 100.000-lirayı ödemeye çalışmaktadır.

Adalet tecelli ediyor mu cevabını okuyucuya bırakıyorum.


SONUÇ:

Bir binanın temeli çürükse, kapısını, penceresini değiştirir, boya yaparsın,

sonra başka yerden bir patlak daha verir.

Eğer sıfırdan yeni bir bina yaparsak,

hem bina daha sağlam olur, hem de tamir masrafı olmaz.

Hükümetimiz, ÇOK CİDDİ değişiklikler yaparsa,

sistemin boşlukları o zaman tıkanır ve HIRSIZLIK AZALIR.


NOT:

Bu yazı, Türk Milletinin, dişinden tırnağından artırarak verdiği vergilerin

usulsüzce nerelere harcandığını göstermek için yazılmıştır.

Siyasi veya başka bir amacım yoktur.


TÜRK MİLLETİNE SAYGIYLA DUYURULUR.

]]>
admin@sayistaydenetimi.com (Tezcan BİÇER-Sayıştay Uzman Denetçisi-Tel-0506-5874766-Mali Mevzuatla İlgili Sorularınızı, Hiç Çekinmeden Sorabilirsiniz. Teşekkür Etmeniz En Büyük Ödülüm Olacaktır. Soru-Belgelerinizi sabit.sakin@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz.) Yazılar Tue, 17 Mar 2015 00:00:00 +0000